İnşaat Müteahhitleri Konfederasyonu (İMKON) Genel Başkanı Tahir Tellioğlu, İstanbul genelinde deprem riski altında bulunan binaların kentsel dönüşüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bloomberg HT yayınında konuşan Tellioğlu, kentte tehlike arz eden yaklaşık 1,2 milyon konutluk stoğun tamamının mevcut parsellerinde yenilenmesinin teknik ve fiziki açıdan mümkün olmadığını söyledi.
Yıkılan yapıların bulunduğu alanlara aynı yoğunlukta inşaat yapılamayacağını vurgulayan Tellioğlu, bu parsellerde ortalama 800 bin konutun üretilebileceğini ifade etti. Açığa çıkan nüfus ve konut farkının kapatılması gerektiğini belirten İMKON Başkanı, 250 bin ile 300 bin arasındaki konutun kent içinde tespit edilecek yeni rezerv sahalara nakledilmesinin zorunlu olduğunu kaydetti.
"Yarısı Bizden" desteği çevre şehirlere genişletilmeli
Kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında sunulan "Yarısı Bizden" kampanyasının uygulama süresinin 31 Aralık 2027 tarihine kadar uzatılmasını olumlu karşılayan Tellioğlu, modelin sınırlarının genişletilmesini talep etti. Kampanyanın getirdiği mali desteğin çevre illerdeki yapı stoğunu da kapsaması gerektiğini söyleyen Tellioğlu, bu adımın Marmara bölgesindeki genel kentsel dönüşüm sürecine doğrudan ivme kazandıracağını dile getirdi.
Tellioğlu, megakentteki riskli konut miktarının yalnızca merkezi idarenin sosyal politikaları ve kamu bütçesi olanaklarıyla güvenli hale getirilemeyeceğini savundu. Sürecin hızlanması için özel sektör temsilcilerinin dönüşüm mekanizmasına daha etkin katılması ve rezerv sahalarla desteklenen bütüncül bir planlama yapılması gerektiğini belirtti.
Yüksek borçlanma maliyetleri sektörü baskılıyor
İnşaat faaliyetlerindeki girdi fiyatlarına da değinen Tellioğlu, son üç yıllık zaman diliminde maliyet kalemlerinde genel olarak yüzde 150'nin üzerinde, bazı alt kalemlerde ise yüzde 300 seviyesine varan artışlar yaşandığını bildirdi. Maliyet artış hızının resmi enflasyon verisinin gerisinde kalmasının piyasa üzerindeki yükü hafifletmediğine dikkat çeken Tellioğlu, arsa ve işçilik harcamalarındaki dönemsel sert sıçramaların fiyat seviyelerini kalıcı biçimde yukarı taşıdığını anlattı.
Tellioğlu'nun paylaştığı verilere göre müteahhitlik sektörünü sınırlayan temel unsurlar şunlar oldu:
- Temmuz ayındaki maliyet endeksi artışının enflasyonun gerisinde kalmasına rağmen yüksek finansman giderlerinin sürmesi,
- İş dünyasının yüzde 55 seviyesindeki faiz oranlarıyla borçlanmak zorunda kalması,
- Finansman maliyetlerindeki yüksek seyrin yeni gayrimenkul projelerini ve kentsel yenileme yatırımlarını kısıtlaması,
- İş insanlarının yüzde 30 düzeyindeki enflasyon hedefini mevcut kredi koşullarında gerçekçi bulmaması.
Projelerin geleceğinde faiz oranları belirleyici
Müteahhitlerin en fazla zorlandığı başlığın banka kredi faizleri olduğunu aktaran Tellioğlu, mevcut finansal tablonun sermaye hareketlerini kısıtladığını belirtti. Şirketlerin yeni şantiye açma ve riskli alanları dönüştürme kapasitesinin faiz baskısı nedeniyle gerilediğini sözlerine ekledi. Piyasada yaşanan fiyat hareketlerini ve dönemsel değişimleri incelemek isteyen kullanıcılar enflasyon hesaplama aracından yararlanabilir.