Küresel borçlanma piyasalarında maliyetler yukarı yönlü ivmesini koruyor. ABD Hazine tahvillerinin getirileri art arda yeni zirvelere tırmanırken, piyasa aktörleri bu eğilimin sıradan bir fiyat düşüşü mü yoksa temel bir rejim değişimi mi olduğunu tartışıyor. Borçlanma maliyetlerindeki bu baskıyı birden fazla gelişme tetikledi.
Maliyetleri artıran temel unsurlar
Getirilerdeki artışın arkasında hem makroekonomik baskılar hem de kamu maliyesindeki dengeler yer alıyor:
- Varil başına 100 dolara ulaşan petrol fiyatı,
- Yapay zeka alanındaki harcamaların patlama yapması,
- ABD'nin 40 trilyon dolarlık rekor borç yüküne eklenen yüksek bütçe açıkları,
- Fed'in uzun süredir hedefin üzerinde kalan enflasyonu dizginleme kararlılığı.
Gösterge faizlerde kritik eşikler aşıldı
ABD piyasasında gösterge niteliğindeki tahvil getirilerinin neredeyse tamamı yüzde 5 seviyesinde ya da bu eşiğin üzerinde işlem görüyor. Beş yıllık ABD Hazine tahvilinin getirisi çarşamba günü 2007 yılından bu yana ilk defa yüzde 5 sınırını geride bıraktı. Vanguard portföy yöneticisi Samuel Martinez, piyasaların yeni bir rejim içinde bulunduğunu belirtti. Martinez, merkez bankalarının enflasyonla mücadeleye odaklanması sebebiyle yatırımcıların birden fazla faiz artırımını fiyatladığını aktardı.
Yükseliş dalgası yalnızca ABD piyasalarıyla sınırlı kalmadı. Japonya'da üç günlük tatil sonrasında perşembe günü işlemlere başlayan devlet tahvili getirileri, 1996 senesinden beri görülen en yüksek seviyelere çıktı. Bloomberg Global Aggregate Treasuries endeksi verilerine göre, dünya genelindeki devlet tahvillerinin ortalama faizi yüzde 4 seviyesinin hemen altında seyrederek 2007'den bu yana kaydedilen en yüksek noktaya ulaştı. Büyüklüğü 32 trilyon dolar olan ABD Hazine tahvili piyasasında ortalama getiri yüzde 5,05 oldu. Bu oran, 2023 yılındaki yüzde 5,12'lik tepe seviyeye ve 2006 ile 2007 yıllarındaki ikiz zirvelere oldukça yaklaştı.
Beyaz Saray ve Hazine cephesinde son durum
Borçlanma faizlerinin yükselmesi, daha düşük oranları savunan ve Fed politikalarını sert ifadelerle eleştiren ABD Başkanı Donald Trump yönetimi açısından istenmeyen bir tablo oluşturdu. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, uzun vadeli faizleri sınırlamak amacıyla tahvil geri alımlarını artırma yoluna gitti. Ancak bu girişimlerin genelde çok az etki yarattığı, hatta bazı değerlendirmelere göre istikrarsızlığı artırma riski taşıdığı öne sürülüyor.
Bu hafta düzenlenen Markets Pulse araştırmasına 173 kişi katılım sağladı. Ankette yer alan isimlerin yarıdan fazlası, ABD 30 yıllık tahvil faizinin yıl tamamlanmadan önce yüzde 6 bandına çıkacağını öngördü. Söz konusu getiri oranı dot-com balonunun patladığı dönemden bu yana kaydedilmedi. Sabit getirili piyasalardaki getiri ve maliyet dengelerini incelemek isteyen okurlar bono hesaplama aracını kullanabilir.
İlgili: ABD Hazine tahvili getirilerinde faiz baskısıyla yeni zirve