Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS), 17 baz puan gerileyerek 268 baz puan seviyesine indi. Bu gelişmenin arkasında, ABD ile İran arasında İsrail'i de içine alan geçici bir ateşkesin sağlanması ve bunun küresel tahvil piyasalarında oluşturduğu olumlu hava bulunuyor.
Ateşkes süreci nasıl gelişti?
ABD Başkanı Donald Trump, İran'a verdiği sürenin bitimine az bir zaman kala, Pakistan'ın arabuluculuğuyla yürütülen görüşmelerden olumlu sonuç alındığını açıkladı. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir'in yürüttüğü müzakereler sonucunda, olası saldırıların durdurulması ve Hürmüz Boğazı'nın açılması yönünde bir öneri kabul edildi. Trump, İran'a yönelik askeri harekâtı iki haftalığına askıya aldığını belirterek bunun karşılıklı bir ateşkes niteliği taşıyacağını söyledi. Ayrıca İran'dan gelen on maddelik teklifin, kalıcı bir barış için müzakereye uygun bir zemin oluşturduğunu ifade etti.
Küresel tahvil faizlerinde gerileme
Bu gelişmelerin ardından ABD tahvil faizlerinde de düşüş yaşandı. 10 yıllık tahvil faizi 8 baz puan azalarak yüzde 4,24'e, 2 yıllık tahvil faizi 9 baz puan düşerek yüzde 3,73'e, 5 yıllık tahvil faizi de aynı miktarda gerileyerek yüzde 3,86'ya indi. Küresel piyasalarda referans niteliği taşıyan bu göstergelerdeki gerileme, gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye hareketlerinin canlanabileceği yönünde beklenti oluşturdu.
Türkiye'nin CDS primi, saldırılar öncesinde 235 baz puan civarındayken, Mart ayında 327 baz puana kadar yükselmişti. Şimdiki seviye, bu yılın Şubat ayından bu yana görülen en düşük değeri işaret ediyor.
TCMB'nin likidite adımları
Çatışma sürecinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, döviz piyasasındaki sert hareketleri engellemek için önlemler devreye aldı. Banka, rezerv yönetimi ve likidite araçlarını hızla kullanabildiğini gösterdi.
- Bankalar yeniden TCMB ile swap işlemlerine yöneldi
- Piyasada döviz likiditesi sıkıntısı gözlenmedi
- Döviz Karşılığı Türk Lirası Swap işlemleri başlatıldı
- Kredi ve faiz tarafında oynaklığın önlenmesi hedeflendi
Bu adımlarla bankacılık sistemindeki Türk lirası likiditesinin desteklenmesi ve döviz rezervlerinin güçlendirilmesi amaçlanıyor. Merkez Bankası, bankalardan döviz alıp karşılığında Türk lirası vererek piyasadaki likiditeyi artırmayı planlıyor. Analistler, piyasaların olumlu gelişmeleri fiyatlamaya istekli olduğunu belirtiyor.