Hidrojen Konseyi tarafından yayımlanan Global Hydrogen Compass 2026 raporu, dünya çapında temiz hidrojen sektörüne aktarılan kaynakların büyüklüğünü ortaya koydu. Açıklanan verilere göre, temiz hidrojen alanında taahhüt edilen toplam yatırım tutarı eylül ayı itibarıyla 130 milyar dolar seviyesine ulaştı. Sektöre yön veren motivasyonların bölgelere göre farklılık gösterdiği kaydedildi.
Yatırımların odak noktaları ve proje durumları
Raporda, karbonsuzlaşmanın yanı sıra enerji arz güvenliği, sanayide büyüme ve sistem dayanıklılığı hedeflerinin hidrojenin stratejik önemini artırdığı vurgulandı. Taahhüt edilen finansmanın yüzde 60'tan fazlasının enerji güvenliği, ekonomik büyüme ve karbonsuzlaşma başlıklarında yoğunlaşacağı bildirildi.
Küresel hidrojen projelerindeki son duruma ilişkin raporda şu ayrıntılar paylaşıldı:
- Taahhüt edilen toplam üretim kapasitesi yıllık 6,9 milyon ton düzeyine geldi.
- Belirlenen kapasite hedefine ulaşmak amacıyla 570'ten fazla proje üzerinde çalışmalar yürütülüyor.
- Söz konusu projelerin yaklaşık yüzde 90'ı inşaat aşamasında veya fiilen işletmede bulunuyor.
Elektrik sektörü ve tedarik zincirine etkileri
Yerel ölçekte gerçekleştirilen temiz hidrojen ve türevlerinin üretiminin, enerji ile ham madde ithalatına bağımlı ülkelerde tedarik kaynaklarını çeşitlendirebileceği ve stratejik rezerv oluşumuna zemin hazırlayabileceği aktarıldı. Bu tür adımların sanayi ve tarımda alternatif kanallar açarak tedarik zinciri ile kritik mineral bağımlılıklarını hafifletebileceği, gıda ve yakıt sistemlerini fiyat dalgalanmalarına karşı koruyabileceği kaydedildi.
Dünya genelinde elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 34'ünün yenilenebilir kaynaklardan karşılandığı hatırlatılan raporda, elektrolizörler ile yakıt hücreleri gibi hidrojen teknolojilerinin talep tarafında esneklik sunacağı ifade edildi. Bu teknolojilerin yenilenebilir enerjinin sisteme entegrasyonunu kolaylaştıracağı ve elektrik sektöründe yaygınlaşmasıyla maliyet avantajı sağlayabileceği belirtildi.