PISA araştırması yapay zekanın ders başarısına etkisini ölçtü

OECD tarafından yayımlanan PISA 2025 verilerine göre yapay zekayı her gün kullanan öğrencilerin fen puanları bu araçlara mesafeli duranların gerisinde kaldı.

Teknoloji ve yazılım temalı görsel

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) bünyesindeki Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2025 sonuçları yayımlandı. Rapor, okul ödevlerinde ve ders çalışmalarında yapay zeka sohbet robotlarına başvuran öğrenciler ile bu sistemlerden uzak duranların performansları arasındaki belirgin farkı ortaya koydu. Elde edilen bulgular, yapay zekanın kontrolsüz kullanımının öğrenme kazanımlarını olumsuz etkileyebileceğine işaret etti.

Günlük kullanım puan kaybına yol açıyor

PISA verilerine göre metin taslağı hazırlarken yapay zekayı hiç veya nadiren kullanan öğrenciler fen bilimleri değerlendirmesinde 509 puan elde etti. Aynı işlemi yürütmek adına her gün ya da neredeyse her gün yapay zeka araçlarına başvuran öğrencilerin ortalaması ise 481 puanda kaldı. Aradaki 28 puanlık farkın yaklaşık bir buçuk yıllık eğitim kaybına denk geldiği bildirildi. Benzer tablonun konu araştırması ve okuma parçalarının özetlenmesi gibi süreçlerde de tekrarlandığı kaydedildi.

Çalışmada öne çıkan başlıca göstergeler şöyle sıralandı:

  • Öğrencilerin sadece yüzde 14'ü okul ödevlerinde yapay zekayı hiç veya neredeyse hiç kullanmadığını belirtti.
  • Söz konusu araçlardan tamamen uzak duranların payı Japonya'da neredeyse yüzde 40 olurken, Vietnam'da yüzde 4 seviyesinde kaldı.
  • Yapay zekaya her gün başvuran öğrencilerin oranı genel toplamda yüzde 20'nin altında gerçekleşti.
  • Haftada bir veya iki kez yapay zeka kullanan öğrencilerin performansı, hem her gün kullananlardan hem de hiç kullanmayanlardan daha yüksek çıktı.

Bilişsel yükün teknolojiye devri tartışılıyor

OECD Eğitim ve Beceriler Direktörü Andreas Schleicher, spor izleyerek değil spor yaparak form tutulduğu gibi öğrenmenin de içerik tüketmekle değil, zihnin materyalle kurduğu üretken bilişsel çabayla gerçekleştiğini vurguladı. Schleicher, yapay zekanın bir koltuk değneği yerine destekleyici yapı şeklinde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Teknolojinin bilişsel çabayı devre dışı bıraktığı senaryolarda gelişimin sekteye uğrayacağını belirten Schleicher, eleştirel ve ölçülü yaklaşımın önemine değindi.

Eğitim dünyasında, zorlu aşamaları bizzat yürütmek yerine yapay zekaya devretme yani bilişsel yük aktarımı eğilimi kaygıları artırıyor. Bu kapsamda ABD'nin en büyük okul bölgesi New York City, ilköğretim ve ortaokul kademelerinde yapay zeka araçlarını yasaklama yoluna gitti. Birleşik Krallık yeterlilik denetleme kurumu başkanı da proje ve ödev değerlendirmelerinde teknoloji kullanımına yönelik çekincelerini dile getirdi. Buna karşın yapay zeka destekçileri, kişiselleştirilmiş eğitim modelleri ve öğretmenlerin idari yükünün azaltılması bakımından sistemin dönüştürücü rolüne dikkat çekiyor.

Editöryal Not Bu içerik, açık veriler ve güvenilir haber kaynakları esas alınarak hazırlanmış, yayın öncesinde editör kontrolünden geçirilmiştir. Piyasa verileri gün içinde değişebileceği için işlem öncesinde güncel rakamları ayrıca kontrol etmeniz önerilir.
#PISA 2025 #OECD #yapay zeka #eğitim #Andreas Schleicher #öğrenci performansı
Paylaş:
Özgül Dursunoğlu · Son güncelleme · Yayın ilkeleri
Kategoriler
💰 Finans 📋 Vergi ❤️ Sağlık 📚 Eğitim 📊 Muhasebe 🔢 Matematik 🕌 Dini Hesaplamalar 🏦 Kredi Karşılaştırma 🥇 Altın Fiyatları 💱 Döviz Kurları 📰 Haberler 📈 Canlı Piyasa