Nobel Ekonomi Ödülü sahibi Profesör Daron Acemoğlu, BBC World Service yayınında yeni kitabına ve küresel ekonomik gelişmelere dair değerlendirmelerde bulundu. Liberal demokrasilerin geçmişte sağladığı başarılardan günümüzde derin bir kriz evresine geçtiğini belirten Acemoğlu, kontrolsüz ilerleyen yapay zekâ, otomasyon ve küreselleşmenin gelir dağılımındaki adaletsizliği büyüttüğünü vurguladı.
Toplumun geniş kesimlerinin karar süreçlerine dahil edildiği ve ortak refahı hedefleyen yeni bir yönetim yaklaşımının zorunlu olduğunu ifade eden iktisatçı, sanayi sonrası dönemin ciddi açmazlar barındırdığına işaret etti. İngiltere ve ABD gibi gelişmiş ülkelerde gözlenen toplumsal rahatsızlığın elli yıllık bir birikimden kaynaklandığını aktaran Acemoğlu, şirketlerin teknoloji yatırımlarıyla istihdam ve ücretleri artırdığı eski ekonomik modelin otomasyon nedeniyle işlevini yitirdiğini dile getirdi.
Yapay zekâ geliştirme süreçleri ve iki farklı senaryo
Mevcut yapay zekâ teknolojilerinin tepeden inme yöntemlerle ilerlediğini ve halkın bu süreçte söz hakkı bulamadığını söyleyen Acemoğlu, teknoloji sektörü yöneticilerinin sunduğu olumlu tablonun gerçeği yansıtmadığını savundu. Yapay zekânın tek başına olumsuz bir teknoloji olmadığını, belirleyici unsurun kullanım tercihlerinden kaynaklandığını belirten ekonomist, alandaki gelişimi iki ayrı modelle özetledi:
- Röntgen filmlerindeki ayrıntıları yakalayarak tıp uzmanlarının karar mekanizmasını destekleyen yapay zekâ uygulamaları olumlu bir entegrasyon örneği sunuyor.
- Muhasebeciler, mavi yakalılar ve müşteri temsilcilerinin görevlerini tamamen devralıp insanı devre dışı bırakan yaklaşım, çalışanları niteliksiz veya düşük ücretli işlere iterek toplumsal dengeyi zorluyor.
Sosyal medya platformlarına yönelik yasal düzenlemelerde geç kalındığını hatırlatan Acemoğlu, benzer hataların yapay zekâ alanında tekrarlanması durumunda 10-15 yıl sonra atılacak adımların sonuç vermeyeceğini kaydetti.
Popülist dalga ve Çin modeli tartışması
Toplumun yalnızca yapay zekâyı yöneten elitler ile mühendislerin yer aldığı üst tabaka ve bunun dışında kalan alt tabaka şeklinde ayrışması durumunda demokrasinin sürdürülemeyeceğini belirten Acemoğlu, siyasi kutuplaşmaya değindi. Donald Trump gibi aktörlerin gördüğü desteğin çaresizlik hissinden ve kurumlara duyulan tepkiden beslendiğini söyleyen ekonomist, bu hareketlerin mevcut kurumsal yapıya zarar vermek dışında kalıcı bir çözüm üretmediğini belirtti.
Batı ülkelerindeki yönetim krizine karşı Çin'in otoriter ve hızlı büyüme hedefleyen yapısının bir seçenek oluşturamayacağını ifade eden Acemoğlu, liberal değerlerden ödün vermeden insan odaklı ve kapsayıcı adımların hayata geçirilmesi gerektiğini ekledi.