ABD tahvil piyasasına yönelik değerlendirmelerde bulunan büyük yatırım bankaları, Hazine'nin son dönemde attığı adımların faiz baskısını hafifletmeye yetmeyeceği görüşünde birleşiyor. George Cole ve William Marshall önderliğindeki Goldman Sachs ekibinin hazırladığı notta, uzun vadeli tahvil geri alımlarının artırılmasının, piyasada yaşanan çalkantının kaynağına dokunmadığı ifade edildi.
Faizlerde Kalıcı Düşüş İçin Şart Var
Goldman Sachs analistlerine göre geri alım programının boyutu büyütülse dahi, bu tür müdahalelerin faizleri belirgin ve sürekli biçimde aşağı çekmesi beklenmiyor. Wells Fargo stratejistleri de benzer bir çerçeve çiziyor. Onlara göre uzun vadeli getirilerin gerilemesi için ekonominin genel görünümünde değişim şart. Bu bağlamda öne çıkan koşullar şöyle sıralanabilir:
- Büyüme ve enflasyon verilerinde yavaşlama görülmesi
- Fed'in politika duruşuna dair belirsizliklerin azalması
- Mali disiplin konusunda somut adımlar atılması
Getiri Eğrisi Dikleşmeye Devam Edebilir
Societe Generale, Deutsche Bank ve Scotiabank'tan gelen değerlendirmeler ise daha net bir uyarı içeriyor: Uzun vadeli tahvil faizlerinin, kısa vadeli faizlere göre daha hızlı yükselmeyi sürdürebileceği belirtiliyor. Bu tablo, Hazine Bakanı Scott Bessent'ın hedeflediği yönün tersine işaret ediyor. Bessent'ın elinde geniş bir müdahale kapasitesi bulunduğunu ve nakit rezervlerinin devreye sokulabileceğini söylemesine rağmen, piyasa katılımcıları bütçe açığı ve enflasyon baskısı doğrudan çözülmedikçe bu girişimlerin sınırlı etki yaratacağını düşünüyor. Uzmanlara göre bu durum, getiri eğrisindeki dikleşme eğiliminin devam etmesi anlamına geliyor. Tahvil piyasasındaki bu hareketleri yakından takip etmek isteyenler Bono Hesaplama aracını kullanabilir.