İsimlerinin açıklanmasını istemeyen kaynaklara göre Rusya, Kiev başta olmak üzere Ukrayna'nın çeşitli şehirlerindeki altyapı noktalarını hedef alan konvansiyonel balistik füze saldırılarını artırmayı gündemine aldı. Aynı kaynaklar, saldırganlığın bu şekilde büyümesinin bazı Rus yetkilileri, Putin'in Ukrayna'da son çare olarak taktik nükleer silaha başvurabileceği düşüncesine ittiğini belirtiyor.
Müzakere zemini kayboldu
Kremlin'e yakın isimlere göre görüşme süreçleri artık işlevini yitirmiş durumda ve iki taraf da savaşın önceki evresine geri dönmüş halde. Aktarılanlara göre Putin, yaptırımların yarattığı ekonomik baskıya ve Ukrayna'nın Rus rafinerileri ile lojistik hatlarına düzenlediği saldırılara rağmen savaşı durdurmaya niyetli değil. Moskova ayrıca, Ukrayna'nın eylemlerini artık doğrudan NATO'nun bir saldırısı gibi değerlendiriyor; bu yaklaşımın gerekçesi olarak NATO üyesi ülkelerin Kiev'e silah ve istihbarat desteği veriyor olması gösteriliyor. Kaynaklar, mevcut çatışma seviyesinin askeri tırmanmanın son noktası olmadığının da altını çiziyor.
Putin'den sert mesaj
Devlet televizyonuna hafta sonu açıklama yapan Putin, saldırıların Rusya ekonomisine etkisini önemsemediğini söyledi ve "Ukrayna bu Pandora'nın kutusunu açtı" ifadesini kullandı. Putin, ekonominin hassas sektörlerinde bir karşılık görüleceği uyarısında bulundu.
- ABD'nin arabuluculuk girişimleri şu ana kadar sonuç vermedi.
- Trump yönetiminin gündemi İran ile yaşanan gerginlik nedeniyle Ukrayna müzakerelerinden uzaklaştı.
- Kremlin, geçen Ağustos'ta Alaska'daki zirvede Putin ve Trump arasında varıldığı düşünülen mutabakata olan güvenini kaybetti.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Haziran ayında Washington'ın Rusya'nın pozisyonunu paylaşmadığını söyleyerek "Eğer bir anlaşma olsaydı, savaş sona ermiş olurdu" demişti. Temmuz ayında Filipinler'de Rus mevkidaşı Sergei Lavrov ile görüştükten sonra ise Rubio, sürecin ilerlemesi için "yeni kavramlara" ihtiyaç duyulduğunu dile getirmişti.