Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari, Birleşik Arap Emirlikleri'nin başkenti Abu Dabi'de gerçekleştirilen Hili Forumu kapsamındaki "Körfez'deki Güvenlik Sisteminin Karmaşıklıkları" panelinde değerlendirmelerde bulundu. Ensari, İran ile yaşanan savaş sürecinin bölgedeki yönetimler açısından güvenlik alanında kritik dersler sunduğunu ifade etti. Körfez ülkelerinin güvenliğinin sadece ABD ile kurulan stratejik ortaklıklara dayandırılamayacağını vurgulayan Ensari, bölgedeki uluslararası aktörlerle kurulan bağların önemini koruduğunu ancak kendi kendine yeterliliğin ilerlemenin tek yolu olduğunu dile getirdi.
Enerji koridorları ve küresel ticaret üzerindeki baskı
Mevcut kriz ortamının etkilerinin yalnızca yerel sınırlarla kısıtlı kalmadığını belirten Ensari, yaşanan aksaklıkların uluslararası deniz taşımacılığını, dünya enerji sistemini ve tedarik zincirlerini sarstığını söyledi. Hürmüz Boğazı'nın ulaşıma kapatılmasının ve seyrüseferin durdurulmasının yalnızca bir ekonomik güçlük olarak görülemeyeceğini, doğrudan küresel güvenliği ilgilendirdiğini kaydeden Ensari, kritik su yollarının bir baskı aracına dönüştürülmemesi gerektiğini bildirdi.
Körfez'in emniyetinin ortak bir sorumluluk teşkil ettiğini belirten Sözcü Ensari, bölge ülkelerinin kendi geleceklerini ilgilendiren her türlü güvenlik düzenlemesinde asli ortak konumunda bulunması gerektiğini aktardı. Krizin piyasalardaki etkilerini ve döviz kurlarını yakından izlemek isteyenler Döviz Hesaplama sayfasından güncel verileri takip edebilir.
Saldırıların enerji üretimine ve sevkiyatına faturası
Ensari, yaşanan bölgesel krizin Körfez'den gerçekleştirilen enerji ihracatına vurduğu darbeyi paylaştığı verilerle özetledi. Kriz sürecinde Körfez çıkışlı sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) hacminin yüzde 90 gerilediğini, petrol miktarında ise yüzde 77 düşüş yaşandığını bildiren Katarlı yetkili, bu gerilemenin daha önceki krizlerde görülmemiş bir seviyede gerçekleştiğini açıkladı.
Teknolojik unsurların asimetrik tehditlerine değinen Ensari, enerji altyapısına yönelik etkileri şu detaylarla aktardı:
- Maliyeti 100 bin doların altında bulunan tek bir insansız hava aracının (İHA), Katar'ın LNG üretim kapasitesini yüzde 17 oranında azalttığı bildirildi.
- Yaşanan benzer hava saldırılarının, kriz süresince dünya genelindeki toplam LNG arzının yüzde 20'sinden fazlasını doğrudan etkilediği açıklandı.
- Körfez coğrafyasına yöneltilen saldırıların yüzde 90'ından fazlasının hava savunma sistemleri tarafından engellendiği duyuruldu.
- Kriz sürecinde hiçbir Körfez ülkesinin stratejik enerji rezervlerini devreye sokmak zorunda kalmadığı ve arz sıkıntısı yaşanmadığı ifade edildi.
Arabuluculuk temaslarında siyasi irade vurgusu
Katar'ın ABD ile İran arasındaki arabuluculuk rolüne de değinen Sözcü Ensari, diplomatik çabaların netice vermesi için tarafların siyasi irade sergilemesi gerektiğini belirtti. Arabuluculuk girişimlerinin başarısının tarafların diyalog ve iletişim kanallarına bağlı kalma kararlılığına dayandığını ekledi.