Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ABD'nin bağımsızlığının 250. yıl dönümü kapsamında Ankara Büyükelçiliği tarafından verilen resepsiyona katıldı. Küresel çapta jeopolitik risklerin çoğaldığı, dünya iktisadında ayrışmaların hızlandığı ve köklü yapısal sorunların görüldüğü bir süreçten geçildiğini söyleyen Şimşek, bu dönemde iki ülkenin dayanışmasına her zamankinden çok gereksinim duyulduğunu kaydetti.
Ticaret hacmi ve ikili ekonomik hedefler
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasında Ankara'da gerçekleşen NATO Zirvesi temaslarını anımsatan Şimşek, ilişkilerde son on yılın zorlu geçtiğini fakat yakalanan yeni ivmeyle bağların güçlendirildiğini dile getirdi. İki ülke yönetiminin dış ticarette 100 milyar dolarlık eşik belirlediğini vurgulayan Bakan Şimşek, şu anki hacmin bu tutarın üçte birini geride bıraktığını ve dengeli bir yapıda ilerlediğini aktardı.
Geçen yıl ABD ekonomisinin 31 trilyon dolar, Avrupa Birliği ekonomisinin ise 21 trilyon dolar düzeyine geldiğine dikkat çeken Şimşek, Türkiye'nin aynı zaman diliminde AB ile 232 milyar dolarlık, ABD ile yalnızca 34 milyar dolarlık ticaret hacmi kaydettiğini bildirdi. Şimşek, Gümrük Birliği ve coğrafi yakınlığın bu farkı kısmen izah ettiğini ancak ortaya çıkan 7 katlık ayrışmanın tamamını açıklayamayacağını belirtti.
İşbirliği potansiyeli taşıyan sektörler
Bakan Şimşek, iki ülke arasındaki 100 milyar dolarlık ticaret çıtasının erişilebilir olduğunu savunarak işbirliği alanlarına işaret etti:
- Enerji sektörü ve altyapı yatırımları
- İleri teknoloji ve savunma sanayisi projeleri
- Daha dirençli duruma getirilmesi gereken tedarik zincirleri
Yurt içinde 2 bin 400'ü aşkın Amerikan sermayeli şirketin faaliyetlerini sürdürdüğünü hatırlatan Şimşek, bu işletmelerin sahadaki fırsatları yakından bildiğini söyledi. Dış ticaret işlemlerinde kur çevrimlerini izlemek isteyenler Döviz Hesaplama aracından yararlanabilir.
Yatırım ortamı ve kurumsal yapı vurgusu
Satın alma gücü paritesi baz alındığında küresel sıralamada 11. basamakta yer alan Türkiye'nin nitelikli iş gücü, üretim kapasitesi ve pazar dinamizmiyle öne çıktığını belirten Şimşek; Avrupa, Asya, Orta Doğu ve Afrika pazarlarına doğrudan erişim avantajı sağlandığını aktardı. Ekonomi programının öngörülebilirliği yükseltmeyi, kurala dayalı işleyişi kuvvetlendirmeyi ve makrofinansal dengeleri tahkim etmeyi hedeflediğini ifade etti.
ABD'nin Ankara Büyükelçisi Barrack'ın temaslara enerji kattığını kaydeden Şimşek, diplomatın Suriye ve Irak Özel Başkanlık Temsilcisi vasfıyla üstlendiği görevlerin bölgesel açıdan kritik önemde olduğunu sözlerine ekledi.
İlgili: Şimşek PISA sonuçlarını değerlendirdi: Türkiye üç alanda yükseldi