Karadeniz'de tırmanan güvenlik gerginliği, Türkiye'nin denizcilik faaliyetlerini, dış ticaretini ve gıda tedarik zincirini olumsuz etkiliyor. Bloomberg HT'ye konuşan Transbosphor Deniz Taşımacılığı Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Can, Türk bandıralı gemilerin çoğunun sefer yapamaz hale geldiğini belirterek hükümetin Rusya ve Ukrayna ile daha etkin diplomasi yürütmesi gerektiğini söyledi. Can'a göre, Karadeniz-Mısır rotasındaki aksaklıklar sürerse Türkiye üç ay içinde 20 milyar dolara varan bir kayıp yaşayabilir. Bu rakamın sadece bugünkü tabloyu yansıttığını, hammadde ve buğday fiyatlarındaki olası ek artışların faturayı daha da büyütebileceğini vurguladı.
Boğaz geçişlerinde sert düşüş
Can, Karadeniz'deki ticari gemi hareketliliğinin ciddi biçimde azaldığını aktardı. Beş ay öncesine kadar Türk Boğazları'ndan günlük yaklaşık 200 gemi geçerken, bu rakamın şimdi 25-30'a gerilediğini belirtti. Boğaz geçişlerinden yıllık 700-800 milyon dolar civarında gelir sağlandığını, 2022'den itibaren geçiş ücretlerinin altın frank üzerinden güncellenerek düzenli olarak yükseltildiğini söyledi. İhracat hacminin beşte bire inmesi durumunda bu faaliyetin ekonomiye katkısının da aynı oranda azalacağını ifade etti.
NATO Zirvesi'nin ardından Ukrayna'nın bir konvoyu hedef aldığı saldırıda 35 geminin vurulduğunu hatırlatan Can, gemiler batmasa dahi hasar nedeniyle sefer dışı kaldığını anlattı. Saldırıların mürettebat üzerinde yarattığı korku etkisine değinerek bunu korsanlık olarak nitelendirdi ve Türkiye'nin konuya daha kararlı bir tutumla yaklaşması gerektiğini savundu.
Tahıl koridoru ihtiyacı
Can, Karadeniz'deki güvenlik sorununun küresel gıda tedarikini de tehdit ettiğini belirterek yeni bir tahıl koridoru kurulmasının artık kaçınılmaz olduğunu söyledi. Rusya'nın tahıl ihracatının 26,5 milyon ton düzeyinde seyrettiğini, Ukrayna'nın ise bunun yaklaşık yarısı kadar ihracat yaptığını aktardı. Buğday vadeli işlem fiyatlarında şimdiden yüzde 17'ye ulaşan bir artış görüldüğünü, ürünlerin limanlardan çıkarılamaması halinde bu oranın daha da yükselebileceğini kaydetti.
Navlun artışı armatöre kazanç değil
Saldırılar nedeniyle şirketlerin alternatif rotalara yöneldiğini, bunun seyahat sürelerini 10-15 gün uzattığını belirten Can, şu noktalara dikkat çekti:
- Baltık Kuru Yük Endeksi yılbaşından bu yana yaklaşık yüzde 50 arttı.
- Uzayan rotalar yakıt, personel ve sigorta giderlerini yükseltiyor.
- Petrol fiyatlarındaki artış Türkiye'nin dış ticaret faturasını da büyütüyor.
Yüksek faizler ve jeopolitik belirsizlik nedeniyle mevcut ortamda gemi yatırımı yapmanın mantıklı olmadığını söyleyen Can, navlun artışlarına bakarak gemi satın almaya yönelen ihracatçı firmaları bu adımdan kaçınmaları konusunda uyardıklarını belirtti. Deniz taşımacılığının uzun vadeli ve yüksek maliyetli bir yatırım olduğunu, yalnızca güncel navlun fiyatlarına bakılarak karar verilmemesi gerektiğini sözlerine ekledi. Artan maliyetlerin enflasyon üzerindeki etkisini takip etmek isteyenler enflasyon hesaplama aracını kullanabilir.