Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından kamuoyuna aktarılan 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program (OVP), iş dünyası temsilcileri tarafından mercek altına alındı. Reel sektör liderleri, üç yıllık yol haritasında üretim, ihracat ve öngörülebilirlik adımlarının altını çizdi.
İhracat Hedefleri ve Finansmana Erişim
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, programın üretim, ihracat ve küresel yatırımları teşvik eden çerçevesini olumlu karşıladıklarını belirtti. Dezenflasyon sürecinin kararlılıkla sürdürülmesinin faiz normalizasyonu sağlayacağını kaydeden Avdagiç, işletmelerin finansmana erişimini kolaylaştıracak kalıcı çözümlerin hedeflere ulaşmada kritik olduğunu dile getirdi. Yatırımcıların getiri hesaplarında Mevduat Faizi Hesaplama gibi araçları yakından izlediği bu süreçte, finansman maliyetlerinin dengelenmesi bekleniyor.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe ise programın küresel belirsizlikler karşısında temkinli bir duruş sergilediğini aktardı. Gültepe, ihracat hedeflerindeki revizyonlara değinerek şu verileri paylaştı:
- 2027 yılı ihracat hedefi 294 milyar dolardan 292 milyar dolara çekildi.
- 2028 senesi tahmini 308,5 milyar dolardan 302,5 milyar dolara indirildi.
- 2029 senesi için mal ihracatı beklentisi 316 milyar dolar olarak belirlendi.
- Dönem sonunda mal ve hizmet ihracatı toplamının 450 milyar dolara varması, hizmet ihracatının ise yaklaşık 134 milyar dolar olması hedefleniyor.
- Net ihracatın büyümeye katkısı 2027'de sıfır, 2028'de 0,1 ve 2029'da 0,2 puan olarak öngörüldü.
Büyümenin Niteliği ve Ekonomik Dayanıklılık
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, OVP'nin sunduğu öngörülebilirliğin yatırım ortamına katkı sağlayacağını kaydetti. Kalıcı refah için büyümenin niteliğinin önem taşıdığını vurgulayan Olpak; yüksek katma değerli üretimin, verimliliğin ve KOBİ'lerin dönüşüm yatırımlarının desteklenmesi gerektiğini bildirdi. Programda ilk defa yer verilen "Ekonomik Güvenlik ve Dayanıklılık" başlığının kritik olduğunu söyleyen Olpak, enerji, gıda ve yerli teknolojide arz güvenliğinin bütüncül bir yaklaşımla ele alındığını vurguladı.
Tarım Politikaları ve Seçici Finansman Desteği
İstanbul Ticaret Borsası (İSTİB) Başkanı Ali Kopuz, küresel ve bölgesel baskıların 2026 yılı göstergeleri üzerinde hissedilmesine rağmen, seçici finansman adımlarının üreten kesimlere yönlendirilmesinin önemini hatırlattı. Fiyat istikrarı mücadelesinde tarım politikalarının belirleyici olduğunu belirten Kopuz, su ve gıda güvenliğinin korunması gerektiğini kaydetti. Tüketicilerin alım gücünü izlerken başvurduğu Enflasyon Hesaplama dinamiklerinde gıdanın payına işaret eden gelişmeler doğrultusunda, tarım sayımının tamamlanması ve yapay zeka gibi ileri teknolojilerin üretime entegre edilmesi gerektiği ifade edildi.