BBVA Research tarafından hazırlanan son rapor, Türkiye'deki hanehalkının finansal belirsizliklere ve piyasa dalgalanmalarına karşı altın ile kıymetli maden birikimlerini temel bir servet kalkanı olarak değerlendirmeye devam ettiğini ortaya koydu. Buna göre, Türkiye'deki hanehalkı birikim sahipleri, ekonomik oynaklıklardan korunmak amacıyla altın ve geniş kapsamlı kıymetli maden varlıklarını en etkili savunma aracı olarak görmeyi sürdürüyor.
Detaylar ve Rakamlar
2025 yılı dördüncü çeyreğine ilişkin hazırlanan rapora göre, toplam finansal varlıkların gayrisafi yurtiçi hasılaya (GSYH) oranının yüzde 40 seviyelerinde kalarak nispeten düşük bir seyir izlediği görülüyor. Yatırım fonlarına yönelik ilgi artış gösteriyor. 2025 senesinin üçüncü çeyreğine dair veriler incelendiğinde, mevduatın toplam finansal varlıklar içerisindeki payının bir miktar azaldığı ancak bu gerilemenin yatırım fonlarına olan talebin artmasıyla dengelendiği gözleniyor.
Piyasa Etkisi
Gram altın fiyatı 6.919,34 TL, çeyrek altın fiyatı 12.316,43 TL, ons altın fiyatı ise 4.948,81 USD seviyesinde. Bu seviyeler, hanehalkının altın ve kıymetli madenlere olan ilgisini sürdürdüğünü gösteriyor. Öte yandan KOBİ segmentinde takibe düşen alacak (NPL) oranının yüzde 3,5 sınırına dayandığı belirtilirken, 2026 yılında devreye girmesi muhtemel yeniden yapılandırmalar ve KGF destekli yeni kredi paketleriyle bu alandaki baskının hafiflemesi bekleniyor.
Kullanıcıya/Yatırımcıya Etkisi
Rapor, toplam kamu borcunun GSYH’ye oranının hala düşük seviyelerde kalmaya devam etse de dezenflasyon sürecinin hedeflenen hızın gerisinde kalması bazı riskleri beraberinde getirdiğini vurguluyor. Yüksek seyreden faiz oranları, artan faiz giderleri yükü ve borçlanma vadelerinin kısalması mali disiplin üzerinde baskı unsuru olarak tanımlanıyor. Bunlara ek olarak, fiyat artış hızı yavaşlasa da devam eden altın bazlı borçlanmalardan kaynaklanan maliyet artışları ve zararlar, kamu maliyesi yönetiminde dikkatle takip edilmesi gereken bir başka önemli gündem maddesini oluşturuyor.
Sonuç ve Öngörü
BBVA Research raporu, bankaların ikincil sermaye borçlanma ihraçlarının 2025 yılının ikinci çeyreğinde yakaladığı ivme, dördüncü çeyreğe gelindiğinde bir miktar yavaşlama gösteriyor. Ancak bu ihraç süreçlerinin 2026 yılının ilk çeyreğinden itibaren yeniden hız kazanabileceğine dair öngörüler içeriyor. Bankacılık sektörü genelinde dış kredilerin fonlama büyümesini desteklediği görülürken, 2025 yılının ağustos ayından itibaren vadesine bir yıldan az süre kalmış kısa vadeli borç stokundaki artış yakından izleniyor.